İntranette erişilebilirlik: herkesin kullanabildiği bir arayüz

Kontrast, klavye erişimi, ekran okuyucu ve okunabilir metin. WCAG'in pratik karşılıklarını ve nasıl test edileceğini anlatıyoruz.

Erişilebilirlik, çoğu şirkette "gerekirse sonra bakarız" başlığı altında bekler. Oysa kurumsal bir intranette bu, çalışanların bir kısmının işini yapamaması anlamına gelir — ve bu kısım sanılandan büyüktür.

Görme, işitme, hareket ve bilişsel farklılıklar bir yana; erişilebilirlik iyileştirmeleri geçici durumlarda da işe yarar. Kolu alçıda olan biri klavyeyle çalışır, parlak güneşte telefona bakan biri yüksek kontrasta ihtiyaç duyar.

Dört temel ilke

WCAG standardı dört ilke üzerine kuruludur ve akılda tutması kolaydır:

Algılanabilir. İçerik görülebilmeli ya da duyulabilmeli. Kullanılabilir. Arayüz klavye dahil farklı yöntemlerle kullanılabilmeli. Anlaşılabilir. Metin ve işleyiş öngörülebilir olmalı. Sağlam. Yardımcı teknolojilerle uyumlu çalışmalı.

En çok karşılaşılan yedi sorun

1. Düşük kontrast. Açık gri zemin üzerine açık gri yazı, tasarımda zarif görünür ve okunmaz. Normal metin için kontrast oranı en az 4,5:1 olmalıdır; büyük metin için 3:1 yeterlidir.

Bu ölçülebilir bir değerdir, göz kararı yapılmaz. Tarayıcı geliştirici araçları ve ücretsiz kontrast hesaplayıcıları saniyeler içinde sonuç verir.

2. Yalnızca renkle bilgi vermek. "Kırmızı olanlar gecikmiş" cümlesi, renk körlüğü olan çalışanlar için bilgi taşımaz. Renge her zaman bir simge ya da metin eşlik etmelidir.

3. Klavyeyle gezilemeyen arayüz. Sekme tuşuyla bütün etkileşimli öğelere ulaşılabilmeli ve o an nerede olunduğu görünmelidir. Odak halkasını tasarım gerekçesiyle kaldırmak, yaygın ve ciddi bir hatadır.

4. Alternatif metin eksikliği. Bilgi taşıyan her görselin alt metni olmalıdır. Dekoratif görsellerin alt metni ise boş bırakılmalıdır — ekran okuyucunun dosya adını okuması bilgi değil gürültüdür.

5. Anlamsız bağlantı metni. "Buraya tıklayın" ifadesi, bağlantıları liste hâlinde okuyan bir ekran okuyucu kullanıcısı için hiçbir şey ifade etmez. Bağlantı metni nereye gittiğini söylemelidir.

6. Küçük dokunma hedefleri. Mobilde en az 24 piksellik hedefler gerekir; 44 piksel daha rahattır. Birbirine yapışık küçük bağlantılar, ıskalamaya yol açar.

7. Otomatik oynayan hareket. Kendiliğinden dönen bir galeri ya da animasyon, hem dikkat dağıtır hem bazı kullanıcılarda rahatsızlık yaratır. Sistem tercihiyle hareketi azaltan kullanıcılar için animasyonların kapanması gerekir.

Türkçe içeriğe özgü konular

Ekran okuyucuların doğru telaffuz yapabilmesi için sayfa dilinin doğru işaretlenmesi gerekir. Çok dilli bir intranette dil değiştiğinde bu işaretin de değişmesi şarttır; aksi hâlde İngilizce bir metin Türkçe kurallarıyla okunur ve anlaşılmaz.

Sağdan sola yazılan diller (Arapça gibi) destekleniyorsa, yön bilgisinin de kök seviyede uygulanması gerekir.

Nasıl test edilir?

Otomatik araçlar sorunların yaklaşık üçte birini bulur; geri kalanı elle test gerektirir.

Beş dakikalık kendi testiniz:

  • Fareyi bırakın, sayfayı yalnızca klavyeyle gezin.
  • Tarayıcı yakınlaştırmasını yüzde 200'e çıkarın; içerik hâlâ okunuyor mu?
  • Sayfayı gri tonlamada görüntüleyin; bilgi kayboluyor mu?
  • Ekran okuyucuyu açıp bir sayfayı dinleyin.

Dördüncüsü ilk seferde şaşırtıcıdır ve en çok öğreten adımdır.

İçerik yazarları için kurallar

Erişilebilirlik yalnızca geliştiricinin işi değildir. İçerik üretenlerin uyması gereken birkaç kural vardır:

  • Başlık seviyelerini sırayla kullanın; görsel efekt için atlamayın.
  • Tabloları düzen aracı olarak değil veri için kullanın.
  • Uzun metinleri kısa paragraflara bölün.
  • Kısaltmaları ilk geçtiği yerde açın.
  • Video paylaşıyorsanız altyazı ekleyin.

Altyazı, işitme engelli çalışanlar dışında sessiz ortamda izleyen herkese de yarar — erişilebilirlik iyileştirmelerinin çoğu böyledir.

Nereden başlamalı?

Her şeyi birden düzeltmek gerekmez. En çok kullanılan üç sayfayla başlamak — ana sayfa, duyuru sayfası ve talep formu — etkiyi en hızlı üretir.

Sonrasında yeni geliştirilen her şeyin baştan erişilebilir yapılması, birikmiş borcun büyümesini durdurur. Sonradan düzeltmek, baştan doğru yapmaktan her zaman pahalıdır.

Formlar özel dikkat ister

Talep ve başvuru formları, erişilebilirlik hatalarının en çok toplandığı yerdir.

Her alanın görünür bir etiketi olmalıdır; yer tutucu metin etiket yerine geçmez, çünkü yazmaya başlandığında kaybolur. Zorunlu alanlar yalnızca yıldız işaretiyle değil metinle de belirtilmelidir.

Hata mesajları alanın yanında ve açık bir dille verilmelidir: "geçersiz giriş" değil, "tarih gg.aa.yyyy biçiminde olmalı". Hataların ekran okuyucuya duyurulması da gerekir; sessizce kırmızıya dönen bir alan, göremeyen kullanıcı için yok hükmündedir.

Bilişsel erişilebilirlik

Erişilebilirlik tartışması çoğunlukla görme ve hareket üzerinden yürür; bilişsel taraf ihmal edilir. Oysa karmaşık arayüzler, yoğun jargon ve uzun formlar herkesi zorlar.

Yardımcı olan şeyler basittir: kısa cümleler, adım adım ilerleyen formlar, ilerleme göstergesi, geri alınabilir işlemler ve tutarlı yerleşim. Bunlar özel bir kullanıcı grubu için değil, herkes için iyileştirmedir.

Süre kısıtlı işlemler ayrı bir dikkat ister: otomatik kapanan bir oturum ya da zaman aşımına uğrayan bir form, yavaş çalışan kullanıcıyı cezalandırır. Uyarı ve süre uzatma imkânı sunulmalıdır.

Kurumsal yükümlülük tarafı

Erişilebilirlik, giderek bir tercih olmaktan çıkıp bir yükümlülüğe dönüşüyor. Kamu kurumları ve kamuya hizmet veren kuruluşlar için düzenlemeler daha nettir; özel sektörde de kapsayıcılık taahhütleri artıyor.

Bunun ötesinde pratik bir gerekçe var: engelli çalışan istihdamı yasal bir yükümlülük ve istihdam edilen çalışanın kurumsal araçları kullanamaması, o yükümlülüğü kâğıt üstünde bırakır.

Test etmeyi rutine bağlayın

Erişilebilirlik, bir kez düzeltilip bırakılabilecek bir konu değildir; her yeni özellik yeni sorun ekleyebilir.

En sürdürülebilir yöntem, kontrol listesini geliştirme sürecine katmaktır: yeni bir ekran yayına çıkmadan önce klavye testi, kontrast kontrolü ve etiket denetimi yapılır. Beş dakikalık bu kontrol, sonradan yapılacak düzeltmenin onda biri kadar zaman alır.

Erişilebilirlik, kadronun tamamına ulaşma çabasının bir parçası; kurumsal e-postası ve bilgisayarı olmayan çalışanlara ulaşmanın kanallarını mavi yakalı ve saha çalışanı iletişimi yazısında ele aldık.