İstirahat raporu ve iş göremezlik ödeneği nasıl işler?
Raporlu günlerde maaş kim öder, iki günlük bekleme süresi nedir, rapor parası nasıl hesaplanır? Çalışan ve İK için raporun bordroya yansımasını adım adım anlatıyoruz.
Raporlu geçen günler, İK'ya en çok soru getiren konulardan biridir çünkü ödeme iki farklı yerden gelir ve ikisi aynı anda gelmez. Çalışan "rapor param yatmadı" derken genellikle mekanizmayı değil, takvimi sorgulamaktadır.
Raporlu günde ücreti kim öder?
Kural şudur: istirahat raporu alan çalışana işveren ücret ödemek zorunda değildir. Ödeme, koşulları sağlanıyorsa SGK tarafından "geçici iş göremezlik ödeneği" adıyla yapılır.
Bu, uygulamada iki sonuç doğurur:
- Raporlu günler bordroda ücretten düşülür
- Aynı günler için SGK, çalışanın kendi hesabına ayrıca ödeme yapar
Pek çok şirket sözleşme veya iç yönetmelikle bu farkı tamamlar (SGK ödeneği ile normal ücret arasındaki farkı öder). Bu bir yükümlülük değil, işverenin tercihidir — ama tercih edilmişse yazılı olmalı ve herkese aynı uygulanmalıdır.
İki günlük bekleme süresi
En sık şaşırtan kural budur: iş göremezlik ödeneği raporun üçüncü gününden itibaren başlar. İlk iki gün için SGK ödeme yapmaz.
Yani üç günlük bir raporda çalışan yalnızca bir gün için ödenek alır. İki günlük bir raporda ise hiç ödenek almaz — ve o iki gün ücretten de düşülmüşse çalışan iki günlük kayıpla karşılaşır.
Bu noktada birçok şirket ilk iki günü kendi ödeyerek dengeler. Politikanız ne olursa olsun, çalışanın bunu rapor almadan önce bilmesi gerekir.
İş kazası ve meslek hastalığı hâllerinde bekleme süresi uygulanmaz; ödenek ilk günden başlar.
Ödenek nasıl hesaplanır?
Hesap, çalışanın son üç ay içindeki prime esas kazançlarının günlük ortalamasına dayanır. Bu günlük kazanç üzerinden:
- Ayakta tedavide günlük kazancın üçte ikisi
- Yatarak tedavide günlük kazancın yarısı
ödenir. Yani rapor parası, normal günlük ücretin altındadır. Farkı işveren tamamlamıyorsa, uzun raporlarda çalışanın geliri belirgin şekilde düşer.
Ödenek için ayrıca son bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması gerekir. Yeni işe girmiş bir çalışan bu şartı sağlamıyorsa ödenek alamaz.
Rapor süresi yıllık izinden düşülür mü?
Hayır. İstirahat raporu ile yıllık izin farklı haklardır ve biri diğerinin yerine geçmez.
Kritik durum şudur: çalışan yıllık izindeyken rapor alırsa, raporlu günler yıllık izinden sayılmaz. İzin süresi rapor kadar uzar ya da kalan izin sonraya devreder. Bu ayrımı bilmeyen şirketler çalışanın izin bakiyesini haksız yere düşürür. Hak ediş kurallarının tamamı yıllık izin hesaplama rehberi yazısında ve yıllık izin hesaplayıcısında.
Rapor ve fesih ilişkisi
Raporlu olmak tek başına fesih sebebi değildir. Ancak İş Kanunu, hastalık nedeniyle devamsızlığın çalışanın ihbar süresini altı hafta aşması hâlinde işverene haklı fesih imkânı tanır. Bu süre kıdeme göre değişir; hesabı ihbar süresi ve ihbar tazminatı yazısında.
Bu yola gidilse bile kıdem tazminatı ödenir. "Rapor aldı, tazminatsız çıkardık" uygulaması hatalıdır ve dava riski taşır.
İK için süreç kontrolü
Raporun bildirimi. Rapor SGK sistemine elektronik olarak düşer ve işverenin bunu onaylaması gerekir. Onaylanmayan rapor, çalışanın ödeneğinin gecikmesine yol açar — ve çalışan bunu genellikle SGK'ya değil size sorar.
Çalışılmadığına dair bildirim. Raporlu günlerde çalışılmadığının işverence bildirilmesi gerekir. Eksik bildirim, ödemenin hiç yapılmamasına neden olur.
Bordroya doğru yansıtma. Raporlu günler SGK gün sayısından düşer. Gün sayısı yanlış girilirse hem prim günü hem ödenek etkilenir; bordrodaki gün satırının nasıl okunduğu bordro nasıl okunur yazısında.
Gizlilik. Rapor bir sağlık verisidir ve özel nitelikli kişisel veridir. Teşhis bilgisinin İK dosyasında tutulması, yöneticiyle paylaşılması veya ekip içinde konuşulması ciddi bir ihlaldir. Yöneticinin bilmesi gereken tek şey çalışanın hangi tarihlerde işte olmayacağıdır. Çerçevesi KVKK uyumlu intranet yazısında.
Çalışanın sık sorduğu üç soru
"Rapor param ne zaman yatar?" Bildirimler tamamlandıktan sonra SGK tarafından ödenir; işveren maaş günüyle ilgisi yoktur.
"Neden eksik yattı?" Bekleme süresi, oran farkı (üçte iki / yarım) veya eksik prim günü nedeniyle.
"Maaşımdan neden kesildi?" Raporlu gün ücreti işverenden değil SGK'dan gelir; ikisi çakışmaz.
Bu üç cevabı bir kez yazıp herkesin erişebileceği bir yerde tutmak, aynı soruların her ay tekrarlanmasını önler — self servis İK yazısı bu yaklaşımı anlatıyor.
Uzun süreli raporlarda ne yapılmalı?
Birkaç günlük raporlar operasyonu zorlamaz; asıl zorluk haftalarca süren raporlarda başlar. Burada üç şeyi ayrı ayrı planlamak gerekir.
İşin devri. Kimin hangi işi devraldığı yazılı olmalıdır. Sözlü devir, raporun uzaması hâlinde kayıp işlere dönüşür — kurumsal hafıza ve bilgi devri yazısı bu devrin nasıl kurgulandığını anlatıyor.
İletişim sınırı. Raporlu çalışan iş görüşmelerine dahil edilmemelidir. "Kısa bir soru" mesajları hem hukuken sorunlu hem de iyileşmeyi geciktiren bir baskıdır.
Dönüş planı. Uzun rapordan dönen çalışan ilk gün eski hızında olmaz. Kademeli dönüş, ikinci bir rapordan çok daha ucuzdur.
İşe dönüşte kontrol edilecekler
Raporlu dönemde alınan kararlar, ekip değişiklikleri ve yeni prosedürler dönen kişiye toplu hâlde aktarılmalıdır. Aksi hâlde kişi haftalarca eski bilgiyle çalışır ve bunun farkında olmaz.
En pratik yöntem, dönüş günü için kısa bir bilgilendirme notudur: yokluğunda ne değişti, hangi duyurular yayınlandı, işi kim yürüttü. Kurumsal duyuruların tarihli ve aranabilir bir yerde durması bu notu hazırlamayı dakikalar meselesine indirir — kurumsal duyuru yönetimi.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Oranlar ve şartlar değişebilir; güncel durum için SGK mevzuatına ve danışmanınıza başvurun.